A Ğ I T L A R

HÜSEYİN ACI'NIN ANISINA.....

Otuz yıldır kötü sözün duymadım
Çok genç idin dünyana da doymadın
Dört yavrunun yuvasını kurmadın
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Hastane önüne ambulans geldi
Doktorlar toplandı yarayı sardı
Komser Memet de yardımcı oldu
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Saat 5 de Osman hastaneye ulaştı
Komser Mehmet de telefon açtı
Başhekim yolladı doktor ulaştı
Ne yazık ki tedavilerin hepsi boştu
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Hastaneye yattın yaran akıyor
Doktorlar çaresiz kaldı bakıyor
Hastalar rahatsız yaran kokuyor
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Küçük Erkan sessiz sessiz ağlıyor
Ümidini ablalarına bağlıyor
Umudu kesmiş babasını sormuyor
Garip yetimleri Allah koruyor
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Dört kardeşin vardı, babalık yaptın
Kendi yavrularını yetim bıraktın
Bu fani dünyadan ne çabuk bıktın
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Ali Seyit, Yunus, Şahin yanında
Kızın Canan gece gündüz başında
Ne yazık azrail düşmüş peşinde
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Caminin önüne cenaze geldi
Komşular toplandı helallik aldı
Geride sade hatıran kaldı
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Kardeşlerin hiç hatırını sormuyor
Ne yazık ki gidenler geri gelmiyor
Garip yetimleri Allah koruyor
Uzak da olsa amcasının gölgesi duruyor
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Nerde akrabaların, hani onbaşın
Hacı güllü, Halil, Cafer, Osman'ın
Onlar da viran olurlar yarın
Allah büyük korur yavruların
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Dükkanın önünden geçemiyorum
Derdimin çoğunu açamıyorum
Bu dünya fani ama göçemiyorum
Hayatım bir zehir içemiyorum
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Dünyada durmadan yaptın ibadet
Dört yavrunun hepsi sana hasret
Kabrin nur olsun, mekanın cennet
Kalanlara sabır versin selamet
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Vakit buldukça giderim başına
Ne yazayım mezarının taşına
Akıl ermiyor şu feleğin işine
Avu kattı sıcak pişen aşına
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Uykum gelmez ben bunları yazarım
Çamların altında senin mezarın
Bu dünya boş ama nasıl gezerim
Bir gün olur elbet ben de göçerim
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Allah yavruların yüzüne baksın
Yakında hayırlı kısmeti çıksın
Erkanın büyüsün yerini tutsun
Allah mekanını cennet etsin
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Ezan okunur camiye koşardın
Fakire yoksula yardım ederdin
Hep benim de hatırımı sorardın
Ecel genç yaşında götürdü seni
Zalım virüs yedi bitirdi seni

Annen baban seni aldı yanına
Genç yaşta felek kıydı mı sana
Yakışır mı azrailin şanına
Ne yapalım Allah böyle emretmiş
Gürüğü civcisinden almış da gitmiş
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Allahtan gelene razı olalım
Dahası var ama buruda kalalım
Allahın emrine mutlak uyalım
Ömür kısa biz de bunu bilelim
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Emine sen bu sözleri yazarsın
Hem kendini hem çevreni üzersin
Bu dünya boş ama gene gezersin
Bir gün gelir mutlaka sen de göçersin
Genç yaşında felek aldı götürdü
Zalim virüs seni yedi bitirdi.

Yazan : Emine Uysal


FİKRİYE'NİN ABİSİNE ANISI...

Kardaş sana etmedik mi itaat
Üç kardeşiz hangimizde kabahat
Emine, Fikriye bir de Nebahat
Koymaya koymaya rabbim koymaya
Bizi ayıranlar sana doymaya

Evinin önünde çeşme akıyor
Babam oğlum diye yola bakıyor
Anamın ciğerini hasret yakıyor
Koymaya koymaya rabbim koymaya
Bizi ayıranlar sana doymaya

Hastaneye yattın bizi koymazlar
Bizi koymayanlar sana doymazlar
Beytullah'a gidip yüz sürseler de
Hakkın kanununa gene uymazlar
Koymaya koymaya rabbim koymaya
Bizi ayıranlar sana doymaya

Evler de yaptırdın kimler geliyor
Anan yatağında hasta ölüyor
Bütün Dalkoz Köyü bize gülüyor
Koymaya koymaya rabbim koymaya
Bizi ayıranlar sana doymaya

Yazan : Fikriye Uysal

ANA- EVLAT İLİŞKİLERİ

Bir evlat anaya dargın olur mu
Dargın olduğunda huzur bulur mu
Geriye dönüp de pişman olsa da
Giden mutsuz günler geri gelir mi

Üç yıl oldu torunları görmedim
Bayram geldi harçlığını vermedim
Suçum kabahatim neydi bilmedim
Ne yapayım daha beteri de var
Bu dünyada iyilik et, odur kar

Balkona oturmuş çayı içiyor
Nispet olsun diye telefon açıyor
Gece gündüz mutluluğu ararım
Birer birer hepsi benden kaçıyor

Dalkozum engel var gelemem sana
Havan suyun can katıyor insana
Ara sıra huzursuzluk olsa da
Hasretin hatıran yeter insana

Ölümler ayrılıklar bizi de buldu
Acep hata mı yaptık, niye böyle oldu
Allah yazmış bu yazıyı bozamam

Ben de girdim yetmiş yedi yaşıma
Bilmem daha ne gelecek başıma
Gene de Allaha isyan edemem
Avuyu katmasın tatlı aşıma

Kimin yanına varsam hepsi kederli
Acep bu dünyada böyle kader mi
Bazen mutlu bazen mutsuz günleri
Acep böyle ahirete de gider mi

Mehmet Çavuş yazı'ları hep aldın
Dünya bana baki kalır mı sandın
Dünyaya doymayan ahu gözlerin
Bir avuç toprakla dolmaz mı sandın

Bu sözlerim sağ olana ders olsun
Kimse hırslanmasın kanaat kılsın
Kul hakkı yemesin sonunu görsün
Dünya baki değil onu da bilsin

Yazan : Emine Uysal

HASTANE

Hastaneye girince birer birer doktorlar
Uzat kolunu derler kelepçeyi takarlar
Ölçerler tansiyonu koyun gibi yatarlar
Başka hastalar da var benden daha beterler

Diyaliz makinesi şişlerimi bitirdi
Derdim bitti zannettim daha neler götürdü
Gönderdiler doktora doktur kolumu deldi
O da yetmezmiş gibi gözüme perde geldi

Geldi büyük ceylanım göremedim ben onu
Böyle mi gelecekti yalan dünyanın sonu
Eyüp Peya gibi yaralıdır her yanım
Çıkardılar iğneyi durmadı benim kanım

Şu kolumun sızısı ciğerimi yakıyor
Üç damadın içinde bana Karslı bakıyor
Yaralı geyik gibi çeke çeke ölüyoz
Biz kimlere ne yaptık niye böyle oluyoz

Sağ olsun personeller hastalara bakıyor
On kiloluk bidonu makineye takıyor
Çilenin zorluğunu hemşireler çekiyor
Doktorları sorarsan on dakikada kaçıyor

Daha çok sözlerim var siyasetten diyemem
Vermeyin baklavayı şekerim var yiyemem
Hastaneyi sorarsan ismi üstünde Özel
Suları pek çok tatlı içtikçe daha güzel

Yazan : Nebahat Gürses (garagız)

BİR AĞIT

Çayırlarda can olsa da eylese
Erikler de şahit olsa söylese
Anası yok arkasından ağlasa
Gül müydün gül Yaşar ım solacak
Sen ölüp de gara yer mi dolacak

Evlerinin önü ceviz ağacı
Zehra ya verdiler tükenmez acı
Evlerinin önü camiye karşı
Gardaşım dolaşsın mahkeme çarşı


Yazan : Sabiha'nın annesi Zehra'nın
bıçaklanarak ölen kardeşine ağıtı

Bunu paylaş !

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google PlusSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn